21 Mart 2009 Cumartesi

En çok hastalanınca koyuyor insana, yalnızlık...

İnsan yalnız olduğunu en çok hastalandığında anlıyor...
Hele soğuk algınlığı ise o hastalık, çok kötü...
Ateşiniz bir çıkıyor, bir iniyor...
Siz "Üşüyorum!..." diye mızıldanarak üst üste hırkalar giyerken
alnınızdan öpüp "Senin ateşin var!" diyerek hırkalarınızı zorla,
size rağmen çıkaracak birisi olmayınca
anlıyorsunuz ki yalnızsınız...

Tüm ateşi çıkan hastaların aksine,
kendini koruma güdüsü ile
üşüdükçe soyunmaya başlayınca
anlıyorsunuz ki yalnızsınız...

Yanınızda sevdiğiniz olmayınca soğuk algınlıkları kalbinizi daha çok yaralıyor...
Anlıyorsunuz ki soğuk algınlığında sevdiklerinizin yaptığı
ve sizin, söylene söylene katlandığınız o ilk yardım müdahaleleri,
yaşamın anlamıymış...

Siz, çocukluğunuzdan kalma bir alışkanlıkla
kendi kendinize tarhana çorbası pişirirken
ahşap, iki katlı bir evin tahta sedirinde,
ananızın pişirdiği ve sizin,
nazlana nazlana onun elinden içtiğiniz çorbanın kokusu
tüterken koku almayan burnunuzda
anlıyorsunuz ki siz yalnızsınız...

Anlamını bilmediğiniz göz yaşlarınız,
yuvasından fırlayacak gibi zonklayan gözlerinizden,
sessiz sessiz süzülürken
hiç kimse sevgi ile size sarılıp
"Aman da benim aşkım hasta olmuş, çocuk gibi ağlarmış..."
diye dalga geçmeyince
anlıyorsunuz ki siz yalnızsınız...

İşte öyle durumlarda eliniz telefona uzanıyor
ve kilometrelerce uzaktan en bilindik numarayı çeviriyorsunuz...
O daha ilk sözcüğünüzde anlıyor hastalığınızı,
endişe ile soruyor: "Ah yavrum hasta mısın? Nasıl üşüttün öyle...
Evde ilaç yok mu yavrum... Kalk, kalk hadi bi ılık duş al...
Bak! üşüyünce örtüp bastırma üstünü,
Allah korusun, çocuğum havale falan geçirirsin..
Ah! şimdi sen ateşinin yükseldiğini de anlamazsın...
Kuzum, bi tarhana çorbası yap kendine, nane limon falan yok mu? ..."


Ve siz hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlayınca
anlıyorsunuz ki en çok da
hastalanınca koyuyor insana, yalnızlık...

10 yorum:

ozkanilk dedi ki...

Günlük gazete gibi alışkanlık yaptı artık burası,teşekkürler

Zülal Erik dedi ki...

Asıl ben teşekkür ederim ilginize... Bir blog yazarı için yazdıklarının takip edildiğini bilmekten daha güzel ne olabilir?...Size ve diğer tüm okurlara sonsuz teşekkürler:)))))))))

GürsoY dedi ki...

Çok hoş bir yazı tabi okuyunca yalnızlığınızı daha çok hissediyorsunuz o da ayrı.

murgidil dedi ki...

evet yalnızlık böyle birşey eğer ki annenizinde annesiyseniz hapı yuttunuz demektir ben hiç çocuk olmadım. çocukken bile anneydim:)içimi döküm azıcık:) önce anneannemin annesiydim, o öldü annemin annesi oldum, sonrada çocuklarımın ve dostlarımın bişi desem şu saatten sonrada sana bişi olmazmış gibi geliyor insanlara oysa şimdi gerçöekten hastayım ve yine annelik bekliyolar:(

Adsız dedi ki...

yazılarınız sade, içten ve akıcı.. iki çocuğum da yurtdışında çalışıyor..kız prag, erkek olan stockholm'de.. hastalık, hele de grip olma olayını aynı sizin yazdığınız/yaşadığınız gibi yaşıyoruz biz de..inanın hastalık olmazsa onları merak ettiğimiz yok.. iletişim olanakları aradaki mesafeyi azalttı iyice.. hele de şu görüntülü görüşme çok iyi geliyor insana.. ama şu "anne -ya da baba- benim ateşim var.. gözlerim yanıyor" la başlayan hastalık yok mu, insanı darmadağın ediyor.. elinize sağlık..

Adsız dedi ki...

merhaba,
yalnızlık yazınızı gruptan okuyup profilinizi de inceledim..
çok uzun yazmayacağım..
insanın kalabalıklar içinde ki yalnızlığını mutlka düşünmüşsünüzdür... asıl o koymakta..hastalanır iyilişir insan..yüreğin yalnız olması, ruhun yalnızlıktan düşlere ağırlık oluşturması.. işte o zaman yalnızlık neymiş anlıyor insan..
arada şunu düşünürüm, hasta olsam.. kimler ne kadar arar, ya da kaybolsam ve kalabalık şehrin en ücra bir evine sığınsam.. arkama düşen olacak mı... yaşım 46 ... insan daha bir başkalşıyor bu yaşta.. neyse..
Hamza Yaşar OCAK

Adsız dedi ki...

MERHABA
YU YAZI TAM DUYGULARIMI ANLATMIŞ..
ÇOK TEŞEKKÜRLER

ozkanya dedi ki...

Çok hoş ve anlamlı dizeler olmuş. Zülal hanım sizi güzel paylaşımlarınızal aramızda görmekten onur duyarız.

Özkan KAVAL (www.tisgep.com)

ozkanya dedi ki...

yazılarınız paylaşmak isterim müsade buyururmusunuz

Hamiyet Akan dedi ki...

Yalnızlık sarar insanı, birbir renkler sıyrıldığında gecenin en sessiz anında, sabahın o titreten zemheri soğuğunda, hastalanıp yatağa mahkum kaldığınızda... Yalnızlık işte sözcükler yetmez onu anlatmaya ve ancak yaşayan bilir, yaşamayan biri akıl erdiremez onun kesif sancısına... Hiç kimsenin yalnız kalmaması dileğiyle... Yazılarınıza kısa süre önce internette bir konuyu araştırırken rastladım ve o günden beri takip etmekteyim. Kaleminiz elinizden, huzur yüreğinizden eksilmesin... Sevgi ve muhabbetle...

Yorum Gönder