04 Şubat 2009 Çarşamba

Yüreğimin PIR PIR Konukları

Bu hafta yaralanmış, kırık, dökük kalbimin
konukları pek çoktu dostlar....
Her birini buyur edip,
özene bözene ağırladım, baş köşede.

Bir de baktım ki kalbime,
sımsıkı kapalı perdelerden daha çok ışık sızar olmuş...
Güneşi gördüm dışardan avuçlayıp getirdikleri sıcaklıkta.

İrili ufaklı ve renk renkti konuğum olan kelebekler.
Her birinin kanat çırpışı
heyecan oldu,
coşku oldu,
yaralı kalbime..

Yalnız bir tanesi kelebek kanadı takmış
sivri sinekti galiba,
acıdım ama
fesatlığa kalbimde yer yok,
mecbur dışarda bıraktım onu.

İki tanesinin adı dostluktu, pek eskilerden,
sabahın ilk ışıklarına kadar sürdü
18 yaşında bıraktığımız
deli dolu yüreğimizin kahkahaları...

Bir tanesi sonbahar renklerini bezemiş kanadına
gülümsedim sadece ona
uzaktan 'mutlu ol' dedim
'hak ediyorsun, kalbim seninle her zaman...'
anladı.

Bir tanesi ateş kırmızısı,
eski bir hesap,
gülümseyerek kapatılması gereken...
En çok kendine zararı,
farkında değil...
Yine de kırmızının alev olmuş alacaları var kanatlarında,
'Uç kelebek,' dedim 'çiçekten çiçeğe!
senin rüzgarın dokunur bana,
bulaşma...'

Peki yeşile ne demeli,
kalkıp gelmiş ıssız diyarlardan...
'Buyur soluklan yüreğimde ama
dostluk yakışır
bir de çayır çimen bu tanışıklığa...
Güle güle git
güvenli limanlara...'

Ve beyazdı kanatları ötekinin,
beklemediği misafiri yüreğimin...
Şaşırdığım,
oturtamadığım hiç bir yere...
Hem hiç tanımadığım,
hem de sanki hep tanır olduğum...
El sallarken ona
sordum adını yavaşça:
'umut' dedi galiba
'yakışır beyaza...'

2 yorum:

Adsız dedi ki...

hocam zaman zaman blog a İYİ-İNSANLAR üyesi olarak yorum yazıyorum başarılarınızın devamını dilerim

Adsız dedi ki...

Yüregine saglik cok güzel bir siir

Yorum Gönder