12 Aralık 2008 Cuma

Rüya mı? Kabus mu?

Foto:Ekrem İPEKÇİ

Dün gece ben bir rüya gördüm
ayağım yerden kesilmiş
pembe bulutlar sarmış çevremi
ben bulutların üzerindeyim
kalbim kanat takmış
kelebeklerden ödünç alıp, renk renk

Dün gece ben bir rüya gördüm
sanki muhabbet kuşları, serçeler
martılar hatta yol arkadaşım
ben gülümsüyorum, dünya gülümsüyor
cennet dedikleri bu olmalı, yüreğim kuş
öyle bir sevgi ki içimde kanat çırpan
şeytanı dize getirir sandığım...

Dün gece ben bir rüya gördüm,
rüya sandığım, başlarda pembe...
Kaç gün doğdu, kaç gün battı?
kaçırmışım körlükten...
Bir tek an(!) yetti oysa
çakan şimşekler aklımın isyanı
karardı bulutlar, toz duman
kartalların gözü dönmüş
akbabalar arsız...
Bu baykuş neden öter,
felaket tellalı gibi?
Sevmem ben yarasaları
serçeler, martılar nerede?

Dün dece ben bir rüya gördüm
başlarda pembe sonra toz duman
yüreğimin kanat takışı, aklımda kalan
kelebeklerden ödünç alıp renk renk
karabasandan hemen önce
pıt pıt atışı...

1 yorum:

mehmet dedi ki...

Yorumsuz..........

Adı Mehmet...
Ankara’nın kara gözlü,
tombul yüzlü vatandaşı.
Göz kapaklarında acı ve sevgi bir arada.
Çaresizliğin ortasında.
Adı Mehmet...
Sıradan bir vatandaşın hikayesi yani.
Bir vatandaşın ismi işte.
Adı Mehmet...
Kimseden bir beklentisi olmayan.
Belki göbekli,
Belki de kel ama iyi kalpli.
Öylece duran ve sabreden.
Dostlarını ağırlamayı seven.
Doğru, dürüst, iyi, insan yani...
Adı Mehmet...
Bir isim işte.
bir hayatın ismi.
Adı Mehmet...
Kimse tanımaz, kimse bilmez.
Kim duyar ki;
Mehmet'i kim dinler ki?
Adı mehmet...
Gözlerinde sevdanın buğusu.
Söyle dünya insanların kaç kişi?
Kaçı sağır, kaçı kör, kaçı arsız, kaçı erkek, kaçı dişi?
Sevgisizlikten ölmek kaldı mı be şimdi?
Söyle dünya sevda kimin işi?

Yorum Gönder