Karanlığı yaran aydınlıktı, o gece bayram
turuncu, mor ve mavide gizliydi.
En çok ta kırmızı alevlerin
üşümüş kumlarla dansıydı yaşanan...
Ve çığlık çığlığaydı kalpler
Ey Tanrılar,
şarabın kırmızısında
işte bu gece, dansetmeli İNSAN!
O gece, on beşinden altmışına
yaşamla ölümün yalınayak dansında göz kırpıyordu bize coşku...
Oysa
gökyüzüne uzanan alevlerin aydınlattığı gölgeli yüzlerin dudağında kıvrılan
hüzünlü bir gülümsemede gizlenmişti
içindeyken önemsenmeyen
ancak uzaklardan özlenen bayram...
Damat halayının arsız haykırışlarındaydı bayram, o gece
ve işveli davetiydi kahpenin Tanrılara.
O gece Ankara havalarıydı,
uzakları kucaklatan
ve gökyüzüne uzanan alevlerin aydınlattığı yüzleri,
tek yürek birleştiren bir halkada...
O gece bayramdı
Bolca gülümsemekti, o gece
işveli kahkalarla kıskandırmaktı Afrodit'i...
O gece bayram,
yörük çadırının gizli misafiriydi.
Kerimoğlu'nun pek bir oynak garsonunun
çökertmeli ikramlarıydı...
Selami babanın 20 liralık bahşişin de gizlenmiş çocuksu coşkusuydu
Biraz Mihriban, biraz Yozgat Sürmelisi
Çokca Çökertmeydi o gece bayram...
Hermes vardı o gece her yerde
karşı konmaz fısıltıları ve
umudun kanat takışı kalplere...
Yani dostlar,
o gece
gece uzundu
ve o gece
Fethiye bizimdi!
Hayde Bree!
***
Geceki fırtınaya
öfkeye ve kardeşi coşkuya
umuda ve kardeşi hayalkırıklığına inat
çarşaf gibiydi gün doğumunda AKDENİZ
yüzsem izi kalacaktı üzerinde...
Sessizce gülümsedim, ona
ve göz kırptım:
Kendine iyi bak ve mutlu kal, dedim sessizce.
Babadağ ile randevum var, rüzgarda!

1 yorum:
evet fethiye bizimdi o gece.her nasil olmussa olmus ankaranin pis,kasvetli ve ice kapanik havasinda yuregimize hapsettigimiz cocuksu cosku ve ucarilik haykirmisti sarapla islanan dudaklarimizdan fethiye bizimdir diye.
eline saglik cok guzel yazmissin.
sen gercekten iyi yaziyosun
Erhan Ersoy
Yorum Gönder